Profesör Fissenger 4.
kez İstanbul'a gelmişti. Fissenger saraya gelir gelmez Atatürk'ü
baştan aşağıya tekrar muayene etti. Atatürk artık ıstıraba
dayanamıyor; karnında toplanan suyun verdiği sıkıntıdan kurtulabilmek
için bir an evvel alınmasını istiyordu. Hastalık artık iyice ilerlemiş
son ve en tehlikeli dönemine girmişti. Birinci ponksiyon 7 Eylül
1938'de Profesör Fissenger ve Profesör Neşet Ömer İrdelp nezaretinde,
Operatör Mim Kemal Öke tarafından yapıldı.
Kılıç Ali Anlatıyor:
"Ponksiyondan sonra
derhal odalarına girdim. Gördüğüm manzara şuydu.
Atatürk adeta birdenbire
zayıflamış, çok zayıflamıştı. İki kolunu başının altına alarak arka
üstü yatıyorlardı. Karnını büyük bir sargı ile sarmışlardı. Odadan
içeriye girer girmez yanlarına koştum.
" Geçmiş olsun paşam!"
diyerek başının altına aldığı kollarının pazusunu öptüm. Bana
doktorların duyamayacağı kadar yavaş bir sesle ;
"Çıkan suyu gördün mü?
Bu kadar bir su kabı insanın karnının üstüne konsa nasıl tahammül eder
? Bak ben ne haldeyim, nasıl tahammül etmişim ?"
"Geçmiş olsun Paşam,
bunların hepsi geçecek." dedim ve gözyaşlarımı kendilerine göstermeden
ve teessürümü hissettirmemek için bir fırsat bularak doktorların
arkasından sıyrılıp hemen odadan dışarı çıktım."
Atatürk'ün artık tam bir
istirahate ihtiyacı vardı. Fazla konuşmaması ve yanlarında konuşulup
kendilerinin yorulmaması lazımdı. Bu konuya doktorları büyük önem
veriyorlardı.